CEMİL ALTINBİLEK

İstanbul'daki Manisalılar

Manisa´da Denge Gazetesi 03.07.2006,www.etvmanisa.com

İstanbul´daki Manisalılar

Manisa bir çok Anadolu vilayeti gibi, büyük şehirlere göç veren bir şehir değildir. Aksine, Manisa´nın dışarıdan göç alan bir vilayet olduğu malumdur. Hatta Manisa´ya görev sebebiyle gelen memurların bile emekliliğini müteakip kendi memleketlerine dönmeyip, nihai olarak Şehrimize yerleştiklerini çevremizdeki bir çok örnekten biliriz.

İstanbul´a ise ülkenin her köşesinden yoğun bir iç göç gelir. Hem de gelen kişiler biraz yer yurt edinince tüm aile ve etraflarını da aynı mahallelerde ve işkollarında çalışmak ve yerleşmek üzere ön ayak olurlar. Çoğunun memleketlerinde akrabası bile kalmaz, hele memleket ziyaretine gitmeleri, kalmışsa mal, mülk satışı veya nüfus kayıtlarını alıp gelmek içindir. Küçük yaşta gelenler veya sonraki jenerasyonları aile kökenlerinin bulunduğu yerlerin yolunu bile bilmezler.

Ama İstanbul´daki Manisalılar böyle değildir. Buraya Manisalılar; tayin, terfi, sanat veya meslekte kariyer edinme veya iş alanını geliştirme gibi özel sebeplerle gelirler. Hemen hepsinin diğer aile fertleri Manisa´da dır. Her bayram ve tatil dönemlerini Manisa´da veya çevre bağlantılı sayfiyelerde geçirirler. Yine çoğunun Manisa´da bir evi, aileden gelen bir bağı, beklide çarşıda baba-dede mirası bir dükkanı vardır. Bu yüzden İstanbul´da yaşayan Manisalılar, kendilerini İstanbullu hissetmezler, her zaman dönüp dolaşacakları son adresin Manisa´daki ait oldukları yerleri olduğuna dair inançlarını kaybetmezler. Hatta gayrimenkul almaya, Manisa´ya yatırım yapmaya devam ederler.

Eğer Manisa merkezden iseler, Uluparkda çay içmek, Ulucamiden şehri seyretmek, hıdırelezde Çaybaşında veya hemen ötesinde sandıkale altlarlında piknik yapmak, üzüm zamanı bir asma çardağı altında misafir için toplanan ve tulumbanın altında soğutularak yıkanmış sultani üzümümlerin bulunduğu tepsinin etrafında oturmak gibi, biraz hatıralarının nüksetmesiyle, biraz da ileride de yaşamak isteği nüansların hayaliyle yaşarlar.

Bütün bu sebeplerden, hemşerilerimiz, İstanbul´da hiçbir zaman bir koloni hayatı oluşturmamış, kendi iş ve meşguliyetleri ile yetinerek bu günlere gelmişlerdir. Ancak bu gün, müteahhitlik hizmetleri, turizm, elektronik ve telekominasyon alanlarında aralarında dünya çapında sanayici ve işadamı hemşerilerimiz, diğer meslek sahibi hemşerilerimiz ile birlikte İstanbul´daki Manisalılar Derneğinin çatısı altında toplanmaktadırlar.

İstanbul´da 1998 yılında kurulan "Manisa İli Kültür Yardımlaşma ve Dayanışma Derneğinin" faaliyetleri çerçevesinde bir araya gelip, İstanbul´da da Manisa konuşup, Manisa terennüm edilen, birkaç yüz kişilik sabah kahvaltılarında; eş ve çocukların da tanışıp kaynaşma imkanı bulunur iken, 20-30 kişilik akşam yemeklerinde ise, iş dünyasındaki temsilcilerimizin tanışıp proje üretebileceği toplantılar düzenlenmektedir. Bu toplantılara zaman zaman Manisa siyaseti, bürokrasi ve iş dünyasının tanınmış temsilcileri de misafir olarak iştirak etmekte, İstanbul´daki Manisa varlığının gücüne güç katmaktadırlar.

Derneğin; ekonomik dayanışma, yeni dostluklar kurulması ve memleket nostaljisi yaşatması yanında, önemli bir misyonu da, Manisa adına bir sivil toplum teşekkülü olarak, etkin bir Manisa lobisi oluşturabilmektedir. Zira değişen dünya düzeni içinde merkezi yönetimlerin, yerel yönetimlere dönüştüğü ve sivil toplum örgütlerinin rolünün arttığını değerlendirebilmeli ve her konuda sivil toplum örgütlenmemizi sürdürmeliyiz.
Av.Cemil Altınbilek-İstanbul Manisalılar Derneği Başkanı avukat@cemilaltinbilek.com - info@istanbulmanisalilar.org