CEMİL ALTINBİLEK

BAYRAM ZİYARETİNDE MANİSA İZLENİMLERİ

BAYRAM ZİYARETİNDE MANİSA İZLENİMLERİ
MANİSA DENGE GAZETESİNİN 22.10.2007 TARİHLİ NÜZHASINDA YAYINLANMIŞTIR.

BAYRAM ZİYARETİNDE
MANİSA İZLENİMLERİ,

Her Bayram olduğu gibi, bu Ramazan Bayramında da Manisa´mızın yolunu tuttuk. Manisa´ya yaklaştığımızda, yine Manisa türkümüzü söyledik. Gece vakti Murat Germen İlk Okulunun karşı sokağındaki Baba evimize geldiğimizde ise, yine son yıllardaki aynı problemle karşılaştık. Manisa Merkezinde otopark yeri yoktu. Evimizin bulunduğu adada birkaç tur attıktan sonra, karşı komşumuz büfeciden rica ile motosikletini ve eşyasını çektirerek park yasağı olan İzmir Caddesine park edebildik. Bayram boyunca da yolun iki tarafına da park etmiş araçlar arsından sürtmeden geçme çabamız ve park yeri arayışımız sürdü, durdu.

Böylece, Manisa´da otopark sorunun İstanbul´dan ileride olduğunu anladık. Zira İstanbul´un Şişli, Nişantaşı, Aksaray, Beşiktaş gibi trafiği yoğun park yeri kısıtlı semtlerinde bile, ücretini ödeyince bir otopark yeri bulabilmek mümkündür. Ancak Manisa´da parası ile de otopark yeri bulmak mümkün değil. Bu sorun çözülmedikçe insanımız rahat bulamaz, çünkü "otopark" komşular arasındaki en önde gelen kavga sebeplerinden biridir. Diğer yandan okullarımızın bahçeleri akşam saatlerinde boş durmaktadır. Ayrıca park-bahçe, okul avlu altlarına da otopark yapmak olasıdır. Bunun bir örneği Manisa Hükümet Konağı bahçesinde uygulanmış ve başarılı olmuştur.

Otopark sorunun temelinde ise şehir merkezindeki binaların çok katlı olması yatmaktadır. Her yıkılan binanın, hatta apartmanın yerine daha yükseği dikilmekte ve Manisa´nın havasından, manzarasına değin olumsuzluklar ardı adına ortaya çıkmaktadır.

Manisa´nın hemen her yerinde görünen ve insana güven hissi veren dağ manzaraları Karaköy´den İstasyon semtine kadar, büyük ölçüde kapanmıştır. Şehrin merkezi yerlerinden sonra, Dağ eteği Tabane, Ulucami, Adakale, Çaybaşı, Lalapaşa, Narlıca, Arapalanı Mahallelerindeki yer evleri yıkılarak yüksek apartmanlara dönüşmüş, kaybolan dağ görüntüsü yanında, gün doğusundan esip, dağ eteğinden dolanarak, Manisa´yı havalandıran, hava cereyanı kesilmiştir.

Bahçeli, hayatlı, sofalı yer evlerinden eser kalmamış, insanımız 60-70 m2 lik kibrit kutusu gibi üst, üste dizilmiş beton yığını apartmanlara bir heves ile geçse de, bilahare Manisa´nın yaz sıcağına katlanmak zorunda kaldığından, bu durumdan bezmiştir.

Halbuki, şehrin batı yakasında kurulan Laleli ve Yeni Manisa, horoz köyü içine almış, Muradiye beldesini aşmış olup, tarihi kenti korumak ve kurtarmak için bir fırsattır. Bu tarafta onca yer, meskene açılmışken dağ mahallelerinin çok katlı imara açılması, tarihi cami, medrese ve han-hamam gibi yapılarımızın çevresinin, bu eserleri de gölgeleyecek yükseklikte yeni apartmanlarla çevrilmesi, çevre, tarih ve kültür katliamıdır.

Artık tarihi Manisa´yı kurtarmak zamanıdır. Yeni inşaat olarak ne yapılacak ise yeni yerleşim alanlarına yapılmalı, Manisa´nın tarihi ve kültürel yapısı korunmalı, yok olanlar ihya edilmeli, gölgede kalanların çevresi açılmalıdır.

Bu gün tarihi, beş yüz yıla yaklaşan Sultan camii ve Mimar Sinan´ın son projesi olan Muradiye Camii ve külliyelerinin dahi çevresi kapatılmış, bu eserlerin medrese ve diğer eklentileri Manisalılar tarafından bile görülüp, bilinmediğinden, arka planda ve atıl kalmıştır.

Ali Bey Camii ile Muradiye ve Sultan Camileri üçgeni ortasına inşa edilmiş ve o yana bakan herkesin tespit edebileceği yeni bir bina, ayni sıradaki emsallerinden iki kat daha yüksek olarak, ortaya çıkmıştır. Bu alandaki binaların en az iki kat alçaltılması gerekirken, yükseltilmiş olması hiçbir şekilde sağduyu ile izah edilemez.

Bir şey değil, Ali Bey Camii çevresindeki yeni düzenleme ve açılım da heba olup gitmiştir. Manisa´nın şehir içi, yani ikinci Mevlevi hanesinin Ali Bey Camii yanında olduğu tarihi vesikalar ile sabit ve hala bilenlerin hafızasında mevcuttur. Burasının meydan çıkarılması gerekir iken önüne kale gibi bir bina dikilmesi anlaşılır gibi değildir.

Belki şehrin orta göbeğindeki bu şaheserler her zaman önünden geçilmesinin kanıksaması ile gözden kaçıyor olabilir. Başka şehirden gelmiş biri gibi, Sultan meydanında durup, çevreye alıcı bir göz ile bakılmasını öneriyorum. Bakın sözü edilen eserlerin ne kadarını görebiliyorsunuz?

Manisa´nın artan nüfusu, sanayisi, futbolu ve sair gelişmeleri ile ilerlemesi, çağdaşlaşması, modernleşmesi, göğsümüzü kabartırken, mazi ile de iftihar edebilmeliyiz. Ne de olsa; "kökü mazide olan atiyiz."

Cemil ALTINBİLEK