CEMİL ALTINBİLEK

MANİSANIN KARLIDAĞI SPİL, NİYE ULUDAĞ OLMASIN?

MANİSANIN KARLIDAĞI SPİL, NİYE ULUDAĞ OLMASIN?
MANİSA DENGE GAZETESİNİN 31.12.2007 TARİHLİ NÜSHASINDA YAYINLANMIŞTIR

ULUDAĞ SPİL

Kış tatili denince akla ilk Uludağ gelir. Bursa Uludağ´da 6000 yatak kapasiteli17 otel ve ayrıca 15 misafirhane bulunuyor. Şehir merkezine 32 kilometre uzaklıktaki 1860 rakımlı kayak pistlerinin bulunduğu oteller bölgesine teleferik ile ulaşımın yanı sıra taksi, dolmuş gibi umumi vasıtalarla ulaşılabiliyor. Böylece yılbaşı, bayram ve sömestre tatili gibi dönemlerde üzeri doluluk oranı bulunan tesislerin, hafta sonları da tamamen dolu geçiyor. Uludağ, kış ayları boyunca on binleri bulan misafirleri ile bir dinlenme ve eğlence merkezi olması yanında istihdam ve ekonominin de yoğunlaştığı bir bölge oluyor. Bahar ve yaz aylarında da piknik ve mesire alanı olarak kullanılan dağda, ki bu bölgede, oteller de kongre ve toplantı merkezleri olarak hizmet verebiliyor. Bütün bu faaliyetler Uludağ´ın ancak belli noktalarında yoğunlaştığından, Dağdaki tabii dokuyu bozduğunu veya zarar verdiğini de iddia etmek pek mümkün görünmüyor. Zira dağ turizminde kullanılan alanlar, Uludağ´ın heybeti karşısında, devede kulak misali bile değil. Ama Uludağ´ın Bursa´ya ve Ülke Turizmine katkısı tartışılmaz.

Bursa tarihi ve kültürü ile de zengin bir kent, Osmanlının ilk Payitahtlarından. Ulu camiinden, Yıldırım veya Muradiye Külliyelerine, Tarihi Hanlarından, İmparatorluğumuzun kurucusu Osman Gazi ve Murat Hüdavendigar Türbelerine, Bursa tarih ile iç içe bir müze şehir. Yüzeli yıla yaklaşan tarihi İskender Kebabı bile tıpkı Manisa Kebabı lezzetinde. Bursa´nın Şehrimiz ile olan bu benzerliği; Tarihinden, Mimarisine, coğrafyasından, insan yapısına kadar uzanıyor.

Peki, öyleyse biz Manisa´mızın Spil Dağından niye bu güne kadar istifade edemedik? Diye sormadan edemiyoruz. Fatih Sultan Mehmet´in, Şehzadeliğinde at koşturduğu, Şehzade Mustafa´nın adı ile anılan "Sultan Yaylamız", tesis yapmaya müsait ve kayalık olduğundan, zaten üzerinde ot bitmeyen geniş bir düzlüğe sahip "At Alanımız" asırlardır gayet mahdut ziyaretçi ve günübirlik piknikçi dışında atıl duruyor.

Adı halk arasında "Karlı Dağ" olan Spilimizde kayak turizmi yapılıp yapılamayacağı veya bunun süresi tartışılabilir, ama Dağ Turizmini için ideal bir mevkide ve şartları haiz olduğu gerçeğine kimse itiraz edemez. Dağımızın turizme ve dolayısı ile ekonomiye kazandırılması, tarih ve kültür turizmini de tetikleyecektir. Buraya gelen misafirlerin, Çay başındaki Ağlayan Kaya Niobe´ yi görmeden gidemeyeceği, Ulu caminin, Sultan Camii ve Şifahanesinin veya Muradiye Külliyemiz ile birlikte, Arkeoloji müzemizin ziyaret edileceği, Tarihi Hükümet Binamızın fotoğraflarının çekileceği, Ulu Park´ da veya Fatihin Has Bahçesinde çay molası verileceği ve de mutlaka "Manisa Kebabı" yenileceğinden kuşkum yok.

Tabiî ki Mevlevihane´den, Spil´e uzanacak bir teleferik ile Osmanlı Şehzade Sarayının yeri olan Hükümet Konağı arkası ve Fatih Parkı içinde sembolik bir saray görünümünde Lokanta ve kahvehane barındıran bir ağırlama tesisi çok şık bir Manisa Vitrini olacaktır.

Böylece hafta sonu gezmeğine İzmir´e giden Manisalıların tersine, her hafta sonu başta İzmir ve çevre kentlerden Manisa´ya bir akın olacak ve Şehrimizin istihdam ve ekonomik seviyesi yükselecek, Manisa´mız kalkınacaktır.

Spil Dağının turizm ve ekonomiye kazandırılması konusunda, yerel yönetimimiz Belediyeden, merkezi yönetim Hükümete kadar fikir birliği, proje hazırlıkları ve destek sözleri mevcuttur. Bu projenin hayata geçmesi için, tüm Manisa kamuoyunda da kabul görüp desteklenmesi ve talep edilmesi önemlidir. Ancak bu şekilde zaten ulu bir dağ olan Spil´imiz, "Uludağ" misali şehre esaslı bir katkı sağlar.

Bu projelerle, önümüzdeki Bayram ve Yılbaşı tatillerinin Manisa´ya daha çok yarayacağını ümit ediyor, geçen Bayramı kutluyor, gelen Yeni Yılın da Manisa´mız için Bereketli geçmesini diliyorum.

Cemil ALTINBİLEK