CEMİL ALTINBİLEK

Manisa ve İzmir

Manisa Denge Gazetesi 24.07.2006-www.etvmanisa.com

MANİSA VE İZMİR

Birbirine bu kadar yakın, bu kadar dost ve bu kadar da rakip, başka iki şehir var mı dır. Bildiğimiz kadarıyla yok. Manisa tüm ilçelerini ardına katmış, körfeze, yani İzmir´e doğru ilerliyor. İzmir de önü deniz, batısında gideceği yer yok, Bornova ilçesini de içine almış, Manisa´ya doğru uzanıyor. Bu karşılıklı yakınlaşma sonucu aradaki 40 km civarı mesafe, 20 km civarına düşmüş, saat olarak da 20-30 dakika aralığında, sanki aradaki Manisa dağlarının bir ucu, sabuncu beli, çiçekli rampası olmasa, birbirine kavuşacaklar.

Bu biraz da çekişme halindeki iki sevgilinin bir birine kavuşma macerası gibi, Fransızlara göre aşk; ya düetmiş, ya düello. Bizde ise daha farklı; "gönlümü çekse de yarin hayali- aşmaya takatim yetmez cibali(dağlar)". F.N. Çamlıbel

Yıllarca, İzmir´in Manisa´nın gelişimini engellediği konuşuldu, ne iş yapsanız, İzmir´de alası var denildi. Manisalı gider yarım saatte alış verişini yapar, kordon boyunda, alsancak´ta gezinir, yemeğini burada yer, sinemasına, tiyatrosuna burada gider, imkanı var ise hemen karşıyaka´da bir daire alır, ardından yerleşir. Manisa´nın ilçeleri de İzmir´ e akar, Manisa´yı atlayıp, transit İzmir´ e geçerler. İzmir ticari hayatında Kulalı hemşerilerimizin ağırlığı hissedilir.

Ama ne olduysa son 10-15 yıl içinde oldu, Manisa´dan, İzmir´e doğru akış duruldu, Manisa´nın sanayi bölgesi gelişti, yeni etapları açılmaya başladı, ülkenin önde gelen markaları Manisa´ya yerleştiler ve üretimlerini dünya ölçeğinde artırdılar. Üniversite, Manisa´nın nüfus ve sosyal hayatını hareketlendirdi. Manisaspor bile bu sosyal ve ekonomik gelişme sonucu Futbolda süper lige çıktı. Her sabah Manisa´dan İzmir´e yolcu taşıyan servisler, artık İzmir´den Manisa´ya yolcu taşır oldu. Birçok yönetici, tekniker ve bürokrat İzmir´den Manisa´daki işlerine gelip, gitmeye başladı.

Manisa´nın bu gelişimine karşılık, İzmir´de gözle görülen bir ilerleme olmadı. Artık Manisa´nın İzmir´in gölgesinde bulunduğunu söylemek mümkün değildir. Hatta bundan böyle aksi de konuşulacaktır.

Bu beyanı, yine de biz Manisalılar söylemeye henüz cesaret edemeyebilirdik, ama Spil Dağının geleceğini aradığı konferans da, Kültür ve Turizm Bakanlığı müsteşarı Sayın Mustafa İsen, bir tespit olarak; "Manisa´nın yerel dinamizminin çok yükseldiğini belirterek, bölgenin yükselen yıldızı olduğunu, zaten kentsel dönüşüm projelerinin mahalli destek bulamadıktan sonra, merkezi teşviklerle başarılı olmadığını" Safranbolu-beypazarı örneği ile anlattı. Yıllardır merkezi teşvik gören Safranbolu´nun turizmde ilerleme kaydedemediğinin sözederken, kendi gayretleri ile bir dinamizm yakalayan Ankara´nın Beypazarı ilçesinin bu gün turizm ile kalkındığını ve geçindiğini kaydetti. Manisa´nın da, sanayinin kazandırdığı ekonomik canlılığın yanı sıra, tarihi ve turistik değerlerini hareketlendirerek kentsel dönüşümünü tamamlayabileceğini ifade etti. İzmir´in birinci ligde bir futbol takımı bile olamayışı söylemesi, son örnekti. Bu beyanların bir siyasetçi övgüsü olmadığı ise bir başka gerçektir. Zira, İstanbul´ lu bir edebiyat profesörü olup, Ankara´da üst düzey bürokrat olarak görevli bulunan müsteşarın, hem siyaset yapmaya ihtiyacı yoktu. Hem de sayın müsteşar, Manisa Mevlevi hanesinden Ulu camie kadar olan şeritte, kentin tarihi dokusunu öne çıkartacak, şehrin en prestijli mekanlarının olması gerektiği yönündeki şahsi fikrini, Manisa tarihi ve coğrafyasını ne kadar bildiğini ispatlarcasına ifade ediyordu.

Zaten Manisa, geniş bir şantiye haline gelmişti. Şehrin 10 km dışındaki Muradiye nahiyesinden, Gediz köprüsüne, yeni Manisa konutlarından, Yunt dağı projelerine kadar şehir harmanlanmış ve İstanbul-İzmir otoyoluna çok eski olmayan bir zamanda inşa edilen çevre yolu şehir içinde kaldığından, ikinci bir çevre yolu inşası devam etmekteydi. Yıllardır kimsenin aklına bile gelmeyen Spil Dağının, nasıl turizm ve ekonomiye kazandırılabileceği konusunda, bölge ve ülke çapında ilgililer ile zirvede konferanslar yapılıyordu.

Manisa, sosyal ve kültür hayatında da hareketlenmişti. Yerel gazeteleri ve televizyonu faal olup, mahalli haber ve kültür gündemdeydi. 464 yıldır yapılan Mesir şenliklerinin, uluslar arası bir festivale dönüştürme çalışmaları sürerken, kurtuluş haftası, bağ bozumu şenlikleri, Ramazan ayı etkinlikleri, Hafızlar kültür sanat şöleni, Tarzan çevre festivali gibi, birçok faaliyet içinde günlerce devam eden aktiviteleri ile halkın her kesimi, kedisine göre bir seyir veya eğlenceyi, hatta ücret ödemeden bulabilmekteydi.

Bütün bunlar Manisa´nın yerel dinamizmini ve kalkınma atağını göstermektedir. Öyleyse artık, İzmir´in Manisa´yı gölgelediği söylemini terk edelim, birbirine bu kadar yakın iki şehrin etkileşimi gayet doğaldır. Manisalılar olarak kordon boyunu, karşıyakayı, kıyı sayfiye şeritini, velhasıl İzmir´i severiz. Ama bu sevgi Manisa´mızı geri plana itmemelidir. Çünkü Manisa uyanan bir devdir.

Av.Cemil Altınbilek-İstanbul Manisalılar Derneği Başkanı