CEMİL ALTINBİLEK

MANİSA MESİRİ

MANİSA MESİRİ
MANİSA DENGE GAZETESİNİN 28.1.2008 TARİHLİ NÜSHASINDA YAYINLANMIŞTIR.

MANİSA MESİRİ

Mesir kelimesi, seyir eylemek, gezmek manasına gelir. Bu gezinti yerlerine de, mesire yeri denmektedir. Mesire yerlerinde gezinebilmek için de, mamur bir ortam, belli bir refah seviyesi ve gönül dinginliği de gerekir. Yoksa kadın şairlerimizden Leyla Hanım´ın dediği gibi; "neyleyim seyri mesiri, dil esiri gam iken" mısraı hayat bulur.

Manisa´mızın adı ile birlikte anılan Mesir ise; malum olduğu üzere, Cihan Hükümdarı Kanuni Sultan Süleyman´ın annesi, Yavuz u Kahhar Selim i evvel´ in zevcesi, Hafsa Sultan´ın duçar olduğu hastalığına, yaptığı "kırk bir çeşit baharat karışımı macun" ile şifa veren Hekimbaşı ve zamanın Velisi Merkez Müslihiddin Efendinin himmetli eseridir.

Hafsa Sultan şifa bulduğu bu macunu, banisi olduğundan, kendi adını taşıyan Caminin kubbelerinden halka saçılmasını emir buyurması ile, bu sene 468. si tekrarlanacak olan bu geleneğin, bir şenlik veya kelimenin tam anlamıyla mesir havasına bürünmesi, Manisa´mızın mesire yerleri ile donanması, hiç şüphe yok ki, Şehrimizin kültür ve refah seviyesinden yüksekliğinden kaynaklanmıştır. Yine bu geleneğin beş asırdır devam etmesi ise şehir halkının vefakârlığın ve kadirşinaslığın bir kent üzerinde tezahür etmiş en güzel örneğidir.

Manisa´da Mesir adı verilen bu macun karışımının, bahar mevsimin müjdecisi olan nevruzda, yani tabiatın yeniden canlandığı günlerde, kırk bir çeşitten oluşan baharat terkibiyle, insanların kıştan çıkmış vücutlarındaki esik minareleri tamamladığından da şüphe yoktur. Ayrıca, Mesir içinde bulunan bazı baharatların kokularının yılan-çıyan gibi zararlı mahlûkat tarafından sevilmediği ve bu kokunun bulunduğu yerlere bu haşaratın yaklaşmadığı Manisa ahalisi tarafından gayet iyi bilmektedir.

Mesir bir tarih veresesi olmasının yanında sosyolojik ve ekonomik tarafları olan bir olgudur. Bahar neşesi içersinde il ve bölge turizmin tetikleyen, uzak-yakın akrabaların ziyaretine sebep olan, böylece ticareti canlandıran mesir haftası; en başta Manisa Esnafının da beklediği günlerdendir. Esnaf ve zanaatkârın bir yıllık stokunun bu günlerde tükendiği bilinen bir vakadır. Bu yüzden bu günlerde de Mesirin Manisa Çarşısı ve esnafından kopuk olmaması, kutlama ve diğer etkinliklerin çarşının orta yerinde organize edilmesi gerekir. Günden güne atıl hale gelmekte olan, Manisa Çarşısı ve esnafının da bu kabil desteğe ne kadar ihtiyacı olduğunu ifade etmeye gerek bile yoktur.

Çocukluğumuzda eski garaj bir haftalığına boşaltılır ve yerine mesir sergileri açılırdı. Bu sergiler zamanın bayram yerleri gibi neşe ve coşku kaynağı idi. Eski garajın çevresi ise çarşının orta göbeğiydi. Bu gün de çarşıda esnafın istifade edecek organizasyonlar tertiplenmeli, mesir haftasında çarşı sokaklarında esnaf serbestçe bayram tezgâhları kurabilmelidir.

Bir de Mesir günü Çay başına gezintiye çıkmak, Top kale altlarında piknik yapmak, Manisa Dağı eteklerinden Manisa´yı ve Mesir saçım merasimini seyretmek, bir başka gelenektir. Bu yüzden Çaybaşı ve Dağ eteklerini, mesir aktivitelerinin gerçekleştirildiği alanlar arasında düzenlemek gerekir.

Yaklaşan mesir haftası sebebiyle kalem erbabı Manisalı Dostlarımız Mesir hakkında makaleler yazıyorlar. Tezcan Karadanışmam Ağabey´in köşesinde Mesirin tarihi ve Manisa´mıza katkıları hakkında yaptığı değerlendirmeler, tecrübenin ve bu konudaki bilgeliğin yansımalarıdır. Manisa´da Tezcan Karadanışman gibi, vaktiyle Mesir Derneği kuruculuğu ve Başkanlığı da yapmış ve elli yılı aşkın süredir bu işlerle hizmet için uğraşan bir Manisa aşığı varken, kendisinden istifade etmemek ve onu mesir organizasyonlarının baş danışmanı yapmamak büyük bir kayıptır.

Mesir haftasını kültürel aktiviteler ile zenginleştirmek, mahalli heyecanımızı kamçılayacak geleneksel sergi, yarışma ve sanat gösterileri ile donatmak, Manisa´mıza katkı sağlayacaktır. Globalleşen dünyamızda yerel geleneğimizin ülke ve dünya çapında tanıtılmasının da faydalı olduğu muhakkaktır. Bu sebeple Manisa´yı aşan tanıtım faaliyetlerini de desteklemeliyiz. Ancak Manisa Mesirinin şov veya gösteri konusu olmayacağını da unutmamalıyız.

Sadece Mesir ananemiz bile, bu şehre kimlik kazandırmak için kâfi gelir. Ve de bu özelliğiyle mesir korunmaya, yaşatılmaya değer en önemli tarihi mirasımız içindedir. Kıymetini bilelim.

Cemil ALTINBİLEK