CEMİL ALTINBİLEK

MANİSALI YAZARLALA ŞÖYLEŞİ VE İMZA GÜNLERİ

MANİSALI YAZARLALA ŞÖYLEŞİ VE İMZA GÜNLERİ
MANİSA DENGE GAZETESİNİN 11.2.2008 TARİHLİ NÜSHASINDA YAYINLANMIŞTIR

MANİSALI YAZARLAR İLE
SÖYLEŞİ VE İMZA GÜNLERİ

Manisa bir ilke daha imza atıyor. Bu cumartesi, 16.02.2008 günü saat 19.30 da, İstanbul´da yaşayan iki Manisalı Yazar Nihal Yeğinobalı ve Gazanfer Sanlıtop, Manisa İl Meclis Salonunda bir araya gelip, "Manisalı Yazarlarla söyleşi ve imza günleri" ´ni başlatacaklar.

Bu organizasyon, bu güne kadar yapılmamış bir kültürel aktivite olarak dikkat çekici ve yeni bir mecranın açılması yönünde önemlidir. Zira Manisa´nın Cumhuriyet döneminde kültür kanallarının tıkandığı, edebiyat, şiir, musiki ve benzeri sanat dallarında geri kaldığı, bir gerçektir. Bu ataletin sebepleri arasında, Menemen Vakasının ürkekliğinden, İzmir´in çok yakın bir mesafede ve sosyal ihtiyaçların karşılanır olabilme imkânına kadar, geniş bir yelpazede aramak gerektiğini yeri geldikçe vurgulamaktayız.

Ancak ekonomik açıdan gelişen şehrimizin, kültürel ihtiyaçlarını da kendi bünyesinde karşılayabilme zarureti, kaçınılmaz bir sonuçtur. Kültür ve sanat dünyamızın ihya edilmesinde ise en büyük eksiğimiz yetişmiş insan faktörüdür. Tabiî ki, "taşıma suyla değirmen dönmez" bu insan kaynağının da, şehrimiz insanı olması gerekmektedir. Günü birlik turneler, konser veya konferansların kalıcı olamayacağı açıktır. Kendi insanımızdan kültür ve sanat adamları yetişmedikçe ve yenilerinin yetişmesi teşvik edilmedikçe, kayda değer bir kültür-sanat yaşamımız olamaz.

Has bel kader Klasik Türk Musiki ile ünsiyeti olan biri olarak, müzik eğitiminden örnek verir isek; bu sanat dalında faaliyet gösterebilmek için, önce bir öğretici hoca ve bir meşk mekânı, ortamı olması gerekmektedir. Daha önemlisi de bu çalışmanın devamlılık arz etmesi icap eder. Tesis edilecek Hoca-talebe münasebetleri çerçevesinde yeni sanatkârlar, sazendeler-hanendeler yetişir. Velhasıl kültür ve sanatta kalıcı olabilmek için; kendi insanımız ve kendi mekânlarımızın olması ilk şarttır. Bu mekânın adının, Belediye Konservatuarı, Gençlik Merkezi veya Kültür Müdürlükleri olması hayatiyet yönünden fark doğurmaz. Ama insanının Manisalı olması, bu çalışmaların Manisa´da devamlı olabilmesi yönünden önem arz eder.

Bu yüzden de Manisa´mızın yetiştirdiği kültür, sanat ve fikir adamlarını arayıp bulmamız gerekiyor. Şehrimizden çıkan değerlerimizin, şehrimiz hizmet etmek için, can attıklarını bizzat bilen hemşerilerinizden biri olarak bunu rahatlıkla ifade edebilirim. Yeter ki talep olsun.

Nitekim geçtiğimiz ay bu köşede tanıttığım, İstanbul´da yaşayan Manisalı yazarlarımızdan; "Örnek bir Manisalı, Gazenfer Sanlıtop" ve "Manisalı bir Cumhuriyet Çocuğu Nihal Yeğinobalı" ´nın, Manisa Belediyesinden söyleşi ve imza günleri için teklif ve davet aldıklarında, ne kadar mutlu olduklarını ve heyecan duyduklarını yine bizzat müşahede edenlerdenim.

Manisalı hemşerilerimizin de, İstanbul´dan sadece memleketlerinde kendi insanı ile kucaklaşmak için çıkıp-gelecek olan yazarlarımızı, samimiyetle karşılaması ve bu toplantıya iştirakin yüksek olması gerekir. Yoksa "körler ve sağırlar birbirini ağırlar" misali davet edenlerle, edilenler baş başa kalır, programdan beklenen maksat hâsıl olmaz.

Ayrıca, her iki yazarımızın da Manisa´da geçen çocukluk ve gençlik yıllarına ilişkin hatıralarının yer aldığı anı kitaplarının bulunmasını, sadece hoş bir tesadüf olarak değil, memleket hasretlerine ve sılaya bağlılıklarına yorabiliriz.

Velhasıl, Yazarlarımızın kitaplarını hazır bulunacağı ve Geçmiş ile gelecek arasında kültür-sanat köprülerini yeniden kurmak yolunda yeni bir başlangıç olacak, 16 Şubat akşamı yapılacak, "Söyleşi ve İmza" programına, hemşerilerimizi katılmaya çağırıyorum.

Cemil ALTINBİLEK
İstanbul Manisalılar Derneği
Onursal Başkanı