CEMİL ALTINBİLEK

Manisa Vakfı Ne Olacak?

Manisa Vakfı Ne Olacak?
Manisa Denge Gazetesinin 02.06.2006 tarihli nüshasında yayımlanmıştır.

MANİSA VAKFI, NE OLACAK!

Manisa Yüksek Tahsil Yurdu vakfı´nın babadan-oğla genel sekreterlik görevini sürdüren ikinci jenerasyon Kızıkoğlu yönetiminde olduğu malum. Yeni bir bilgi de, bu vakıfta çalıştığı bilinen Vakıflar Genel Müdürlüğünden emekli ve Manisalı olamayan bir zatın da vefat eden mütevelli üyelerinde birinin yerine mütevelli üyesi olarak atanarak, vakıf muamelatını yürüttüğüdür.

Ancak vakıf, defter ve kayıtlarının muhasebe ve Vakıflar mevzuatına uygun olarak tutuluyor olması bile, şu andaki Vakıf Mütevellisinin, Vakfın Manisa Yüksek Tahsil Gençliğine "yer, yurt, burs" sağlamak yönündeki kuruluş gayesinin gerçekleştirilmediğini ve vakfın kuruluş gayesi doğrultusunda ve malvarlığını elde ettiği Manisa yararına çalışmadığı vakasını örtemeyeceği açıktır.

Nitekim Manisalı Öğrenci Gençler için büyük gayret ve Manisalıların katkıları ile Ankara´da inşa edilmiş 800 yatak kapasiteli Cebeci Öğrenci Yurdu, Kredi ve Yurtlar Müdürlüğüne kiraya verilmiştir. Manisa Lalelide yine öğrencilere yurt, kütüphane, konferans salonu gibi kapsamlı bir proje ile başlanmış inşaat dört yıldızlı otel olarak bitirilmiş ve bu gün işletmesi Büyük Saruhan Oteli adıyla kiraya verilmiştir. Üç yüz kusur kişiye burs verdiği söylenen Vakfın bursiyerleri içinde üç-beş Manisalı öğrenci göstermekte bile zorlanmaktadırlar.

Bütün bunlara rağmen Celal Bayar Üniversitesi kampusu içinde yaklaşık on dönümlük, hazineden yurt yapmak üzere alınan araziye, 13 yıldır inşaat yapılmadığı ve yakın zamanda da bu araziye yurt yapmak için bu Vakıf tarafından, Manisa Vilayetinden yine yardım talep edildiği, bu talebin de "Vakfın Manisa´dan uzaklaştırıldığı" yönündeki ağır bir eleştiri ile, Valilik tarafından ret cevabı verildiği, yerel basına kadar yansımıştır.

İşte asıl mesele buradadır. Bu vakıf kuruş gayesinden ve adını taşıdığı ve de varlığını borçlu olduğu Manisa´dan koparılmıştır. Bu uzaklaştırmanın nasıl yapıldığına dair, bir nakil ile örnek vermek isterim. Ankara´da yaşayan ve Ankara´daki Manisalılar Derneğinin kurucularından olan Ali Taha Özaydın, geçtiğimiz günlerde bana bir anısını anlattı.

Ali Taha Bey; "-Ankara´da bir Manisalılar Derneği kurmaya karar verdiğimizde bildiğimiz Manisalı Hemşerilerimizle temas etmeye başladık. Bu arada, bu Vakfın Genel Sekreteri olduğunu sonradan öğrendiğim Ali Rıza Kızıkoğlu ile de görüşmelerimiz oldu. Bu niyetimizi aktardığım sırada, Ankara´daki görevim de Vakıflar Genel müdürlüğü´nde Daire Başkanlığı idi. Hem Manisalı olmam, hem Manisalıları bir araya getirme gayreti içinde bulunmam, hem de resmi görevimim Vakıflar Genel Müdürlüğü içinde olmasına rağmen, Ankara´da bir Manisa Vakfı olduğunu bilmiyordum. Bu konularda temasta bulunduğum Vakfın genel sekteri böyle bir Vakfın olduğundan bahis dahi açmadı. Vakfın varlığını sonraları başkaca tesadüfler sonucu öğrendiğimde, nasıl şaşkınlığa uğradığımı anlatamam. Bu kadarına da pes doğrusu" diyerek,

Vakfın nasıl Manisalılardan gizlendiğini canlı şahidi olduğunu ifade etti.

Manisa mahalli basınında başta Ahmet Kurşun Ağabeyin, şahsi anılarını da aktardığı yazılarında, bu Vakfın nasıl Manisalı gençlerin gayreti ile ve Manisa varlığı ile meydana getirildiği yer almaktadır. Zaten bu Vakfın kuruş gayesi ve nasıl mal varlığı edindiğinin tarihçesi, vakfın önde gelen kurucularından, bilahare Manisa Milletvekili olduğu için Vakfı Ankara´ya nakletmiş olan Nusret Köklü´nün gerek Mesir Dergisindeki makalesinde ve hatıralarını yer aldığı anı kitabında, tüm detayları ile anlatmıştır. Birinci nesil Vakıf kurucuları büyük bir halisane gayret ile bu Vakfı meydana çıkarmışlardır. Bu neslin rahmetli olması veya yaşlılık sebebiyle yönetimden uzaklaşması sonucu, Vakıf tek bir ailenin tasarrufu altında kalmış, ana-baba ve oğul tarafından bu günkü haline getirilmiştir.

Bu aşamada, Ulusal basında dahi manşet haber olup, ertesi gün Vakıflar Genel Müdürlüğü Müfettişlerinin Vakıf işlemlerini incelemeye aldıkları haberlerinin akıbetini tabiî ki hassasiyetle takip edeceğiz. Tabiî ki de vakfın, "aba altından çomak göstermek" misali verdiği ilanlarla, Manisa sevdalılarını, Manisa mirasını takip etmekten geri bırakamayacağını söylemeye gerek bile yok. Asıl, Ege ve Manisa gazetelerinde paralı ilanlar veren bu günkü vakıf yönetiminin; yönetim kurulunun kimlerden ve nasıl teşekkül ettiğini, hangi aralıklarla toplanıp, Manisalı gençler için hangi kararları imza altına aldıklarını, Manisalı Öğrenci Yurt yapmak ve çalıştırmak için kurulmuş vakfın, neden bu işlevini yerine getirmediğini veyahut ta en basiti bilgi çağında niye bu vakfın bir "internet" adresi bile bulunmadığını, sorgulamaya devam edeceğiz.

Konu genel anlamda ise, basında yeterince işlenmiş ve açıklığa kavuşturulmuştur. Manisa için öncelikli sorun, "Manisalı Öğrenci Gençlere" tahsisi edilmiş, bir Manisa varlığının, Vakıf Ana Sözleşmesi gereğince, Manisalılar tarafından ve Manisalılar için tasarruf edilip, edilmediğidir. Bu konuda Manisa´da yeterli Kamuoyu oluşmuştur. Artık konunun halli Kamu iradesinin müdahalesi veya muhakemeyi gerektirir hale gelmiştir. Muhakeme ve karar verme yetki ise Bağımsız Türk Yargısınındır. Ancak konuyu Yargı önüne taşıyacak temsil Makamı ise Manisa İl Özel İdaresi ve Manisa Valiliğidir. Vakfın kuruluşunda Manisa Valiliği Tasarrufu ve İl Özel İdaresinin katkısı, kuruluş tarihçesinde mevcuttur. Bu bilgilere göre Vakıf yönetiminde Manisa İl Özel İdaresi temsilcisi bulunması şartı vardır. Ve bu şarta riayet edilmeden bugün vakıf yönetilmektedir. Hukukçu kimliğim ve şahsi fikrim olarak, iç-içe olan bu iki müessesenin Mahkemeye müracaatı ile, önce tedbir yolu ile "Vakfa kayyım atanmasını" ve Vakıf merkezinin yeniden Manisa´ya nakli ile yeni bir Mütevelli-Yönetim kurulu oluşturulmasından, hatta bu yönetim kurulunu başkanının Manisa Valisi, Başkan vekilinin de İl Genel Meclis Başkanının, diğer yönetim kurulu üyelerinin de Manisa Dernekleri yöneticilerinden oluşmasından, başka bir nihai çözüm yolu görmemekteyim. Bu yönde bir Ana Sözleşme değişikliğinin rıza en yapılamaması halinde, ki yapılamıyor. Mahkemeler vasıtası ile yapılması elzemdir.

Böylece bu vakıf sayesinde, Manisalı Yüksek Tahsil Gençliğinin burs almak için başka kurum ve kuruluşların kapısını çalma gereğini ortadan kaldırmaya yeteceği gibi, yıllardır konuşulan, aranılan veya kurulması planlanan, Manisa´nın Tanıtım ve kalkınmasında da öncü olması istenilen, MANİSA VAKFI bulunmuş olur. Manisa Bürokrasisi, Kamuoyu ve Sivil Toplum Örgütlerinin dâhil olacağı böyle bir vakfa, tüm Manisa yeniden destek verir.

Zira bu Vakıf bir aile vakfı değildir. Yani bir veya birkaç ailenin şahsi malvarlığı ile kurulmamıştır. Aksine üzümünden, pamuğuna-sinema biletinden, otobüs biletine narh konularak ve Manisa gençliğinden, iş dünyasına-bürokrasisinden, milletvekillerine Manisalıların gayreti ile ve de Manisa varlığı ile oluşturulmuştur. Bu varlığın, tutanın elinde kalmaması gerekir.

Takdir ve tensip ise; Karar Makamı Manisa İl Özel İdaresi ve Manisa Valiliği´nindir.

Av. Cemil ALTINBİLEK-Manisa İli Kültür, Yardımlaşma ve Dayanışma (İstanbul´daki Manisalılar) Derneği- Onursal Başkanı-Manisa Denge Gazetesi 02.06.2008 günlü nüshası.