CEMİL ALTINBİLEK

NAZİK ERİK HOCA HANIM

NAZİK ERİK HOCA HANIM
MANİSA DENGE GAZETESİNDE 04.11.2008 GÜNÜ YAYIMLANMIŞTIR.

NAZİK HOCA

"O gül endam bir al şale bürünsün yürüsün,
Ucu gönlüm gibi ardınca sürünsün yürüsün."

Manisa Lisesinin efsanevi edebiyat öğretmenlerinden biri olan Nazik Erik Hoca hanımın sınıfa girerken okuduğu Enderunlu Vasıf´ın bu beyti; elli kusur sene sonra bile, O´nun bahsi geçtiğinde talebelerinin dudaklarından dökülüyor. Adeta, O´nun şiir ve edebiyata vukufu ve tutkusu, yukarıdaki "şah beyit" ile müşahhaslaşıyor ve O´na yakıştırılıyor.

Nazik Hoca´nın yaşı doksana varıyor, ama hala O´nu saygı ve sevgi ile yâd eden binlerce talebesi muhabbet halkasında. Yayınlanmış onun üzerindeki kitabından, bazılarının adları şöyle; Bu Eğitim, Okullarımızda Anadili Öğrenimi ve Yeni Okuma-Yazma Sistemi, Benim Isparta´m, Nazik Anneden Dersler, Dünden Yarına, Şamar Oğlanı, Kalemin Ucundan, Ulu Çınarın Gölgesinde ve Orada Bir Medeniyet Var Uzakta.

Anlaşılan Nazik Erik Hoca Hanım yetmiş yılı aşkın süredir tedrisata devam ediyor. Baba dostu olan bendenize hayır-dua notu ile gönderdiği Son kitabından, "Türk İslam Edebiyatı" adlı bir makalede, baştan sona edebiyat tarihimizi, bakın nasıl harmanlıyor.

Nazik Hoca Türk-İslam edebiyatına giriş yapıyor ve edebiyatı tarif ediyor; "edebiyat, insan ruhunun müfekkiresinin izi ve eseridir. Kâinatın ihtişamının karşısında ezeli ve ebedi güzeli bulan, bilen ve duyan insanlık, güzele hayranlığını, güzele iştiyakını sanatın dili ile feryada getirmiş, duyduğu kadar duyurmayı, sevmeyi ve sevdirmeyi bilmiştir."

Hoca, İslam öncesi Türk edebiyatına giriyor; " İsa´nın doğumundan iki bin sene evvel Orhun kitabelerinde Oğuz Kaan´ın oğullarına son sözleri - Tanrının verdiği güçle, ben çok savaştım, dostlarımı güldürdüm, düşmanlarımı ağlattım, Tanrıya olan borcumu ödedim, Yurdumu size bırakıyorum.- yani Oğuz Kaan ömrünü Tanrıya olan borcunu ödemek için harcamıştır." Diyerek, Türk kavminin İslam öncesi mefkûresini açıklıyor.

Nazik Hoca, Oğuz boylarının ilk Müslüman Türk kimliği ile tarih sahnesine çıkış eseri olan Kutadgu Bilig´ den ve Asya bozkırlarından, Anadolu´ya Ahmet Yesevi´nin meşalesiyle ışık ve ses getiren Horasan Erlerine bağlıyor. Bu ışığı yayanlardan Mevlana, Yunus, Hacı Bektaş ve diğerlerinden bahsederken, " Onların, Öz Vatana ve Tanrı Diyarına duydukları hasretle Allah´ı, kusurları ve sevgileriyle insanı terennüm edişlerini" anlatıyor.

Ve tabii ki Hoca Klasik divan şiirinden,

"aşk imiş her ne var âlemde
İlim bir kıyl i kal imiş ancak"

Diyen Fuzuli´den,

"Ferman ı aşka can iledir inkıyadımız
Hükm i kazaya zerre kadar yok inadımız."

Diyen Baki´ye, Hac yolunda,

"Sakın terki edepten kuy ı mahbub ı Hudadır bu
Nazargahi İlahidir makam ı Mustafa´dır bu."

Diye gazaller düzen Nabi´ye kadar, aşk yolunu bulmuş şairleri sayar. Tasavvuftan ziyade dini duyguları, daha çok sevap kazanmayı öne çıkaran Süleyman Çelebi ve eseri mevlüd i şerifi "Allah ve Resul sevgisini öğreten ve aşılayan mahsullerdir" diye hakkını tespit eder. Divan şirininin son sözünü ise,

"Bir şulesi var ki şem i canın
Fanusuna sığmaz asumanın"

Veya

"Hoşça bak zatına kim zübde i âlemsin sen"!

Diyen Şeyh Galip´in Hüsn ve Aşk´ı ile tamamlıyor.

Nazik Hoca derslerinde; Tanzimat sonrası şiirinde, " düşüp üstünde ağlamak dilerim-Söyle ey Tanrı dizlerin nerde?" diye soran Cenap Şahabettin´in münacatından, realist olduğundan hayal ile alış-verişinin olmadığının söyleyen, inanmış ve inanmanın sevincini duymuş Mehmet Akif´ e ve nihayet tarih içinde Türk kültürünü aşk ile hal-hamur etmiş Yahya Kemal´e kadar anlatarak, son devir yeni Türk edebiyatını tekemmül ettiriyor.

Bir öğretmenler günü konuşmasında Nazik Hoca öğretmenlere hitap ederken; Aziz gençler eğer sevmesini, affetmesini, vermesini bilmiyorsanız sakın öğretmen olmayın. Sakın hiddetli, şiddetli, bağırgan olmayın, kendinizi öfkeye alıştırmayın. Önce Allah´ı sevin, sonra Allahın lütfedip insan ettiklerini sevin, vatanınızı, milletinizi, mesleğinizi, ailenizi ve birbirinizi, bu güzel vatanın çocuklarını sevin, sevmeyi sevin. Mevla´m bu âlemi sevgi yüzünden halk etti. Sizler de kendi dünyanızı bu gerçek, bu tek temele dayandırın. Sevmeyi bilin. Diye nasihat ediyor.

Bu gün Nazik Erik Hoca Hanım memleketi Isparta´da yaşıyor. Manisa´dan sonra da tayin olduğu başka vilayetlerde edebiyat öğretmenliği yapmış olan Nazik Hoca Hanımın, idealist kişiliği ve vatan-millet sevgisi ile mayaladığı genç veya yaşlı ama gönlü daima diri öğrencilerinin, Enderunlu Vasıf´ın yukarıdaki mısraı misali, gönüllerinin, Nazik Hocanın sevgi seline kapılarak peşi sıra sürüklendiğini müşahede edişimiz boşuna olmasa gerektir.

Cemil ALTINBİLEK

Manisa Denge Gazetesinde 04.11.2008 günü yayımlanmıştır.