CEMİL ALTINBİLEK

Belediye Konsevatuarı, Manisa Musiki Cemiyeti

Manisa Denge Gazetesi 17.07.2006,www.etvmanisa.com

Belediye Konservatuarı,
Manisa Musiki Cemiyeti,

1979 Yılında, İstanbul Üniversitesi Hukuk Fakültesine devam etmek için İstanbul´da bir öğrenci evine yerleştim. Ev arkadaşım bir musiki derneğine devam ediyormuş, daha ilk hafta merak saikiyle ben de gittim. Gidiş o gidiş 20 yene o derneğin ve çevresindeki musikişinasların çalışmalarına iştirak ettim. Bu arada bir müzisyen muhitim oluştu. Hocalarım oldu. Ud çaldım, beste denemeleri yaptım. Bunların bir kısmı TRT denetiminden bile geçerek yayınlanabilir bulundu. Başka dernek ve koroların çalışmalarına da devam etme fırsatı buldum. İlk yirmi yılın sonunda , bazı dernek ve gurupların kurulmasına ve çalışmalarına öncülük ve hocalık yaptım. Halen dost muhitlerimde musiki icra ederim. Kuruluş ve çalışmalarına katıldığım dernek ve gurupların çalışmalarına zamanımın elverdiği ölçüde katılırım.

Peki musikiye bu kadar meraklıydın da, niye 20 yaşına kadar Manisa´da böyle bir faaliyete girmedin? Diye sorulursa, verilecek cevap hazırdır. Manisa´da "Belediye Konservatuarı" veya "Musiki Cemiyeti" vardı da mı, ben gitmedim, diye meşhur mesel ile latife yapılabilir. Ama işin gerçeği de böyledir. Ne delikanlılık çağımı geçirdiğim 1970´lerin Manisa´sında, ne de bu gün yine, bahsi geçen kurumlar henüz Manisa´da yoktur.

Halbuki, Manisa´nın tarihi ve kültürel yapısı, Türk müziğinin yaşatıldığı kuruluşların barındırması gerektiğini gösteriyor. Zira, tarihte musikimizin en büyük himaye gördüğü yerler Osmanlı Sarayları ve Musikinin Saray dışındaki diğer önemli kaynağı ise, zamanın güzel sanatlar akademileri gibi faaliyet gösteren Mevlevihanelerdir.

Manisa Şehzade Sarayı, Osmanlının en gözde sarayları ve şehzadelerin yetişme mekanları içinde başta gelirken, Manisa Mevlevi hanesi ise hala ayakta duran binasıyla zamanının sayılı Mevlevi hanelerinden biridir. Her iki müessesede faaliyet gösteren ilim ve sanat erbabı ise İstanbul merkezi ile devamlı tayin-terfi sirkülasyonu içindedir.

1874-1932 yılları arasında yaşamış Manisa Müftüsü Alim Efendi ise, yine zamanın önemli musikişinasları arasındadır. 1890 yılında İzmir´de vefat eden, süzidil makamının en meşhur bestekarı Tanburi Ali Efendi´ nin son dönemlerine Manisa´da yaşadığı bilinmektedir.

1950 ve 60´ lı yıllarda Mehmet Ali Hocanın, Manisa Eşrafının iştirak ettiği çalışmalarda geçtiği fasılları ezber okuyan, Ali Uludağ Bey amcamızın şarkılarını bizzat dinleyen kişiler içersindeyim.

Öyleyse, neden devamlılığı sağlayacak bir kurumlaşmaya gidemedik, niye bu çalışmalar bir "Manisa musiki cemiyeti" çatısı altında dernekleşerek yapılamadı, veya halk evleri, halk eğitim merkezleri niye bir "Belediye Konservatuarı" hüviyetine dönüşüp devamlı bir özel eğitim merkezi olamadı? Üstat Minür Nurettin Selçuk, musiki hayatının büyük kısmını solist ve koro şefi olarak, İstanbul Belediye Konservatuarının bünyesinde geçirmiştir. Hatta üstat belediye konservatuarında bir hizmetli kadrosundaydı.

Maalesef Manisa, Cumhuriyet döneminde, kültür-sanat hayatında bir atalet ve durgunluk dönemi geçirmiştir. Artık bu durgunluk döneminin sona ermesi zamanı gelmiştir. Manisa´nın büyüyen bir sanayi alt yapısı, bir üniversitesi ve üniversite gençliği vardır. Yerel televizyonu ve gazeteleri yayındadır. Buralarda korolar kurulmuş musiki icra edilmektedir. Ancak bu faaliyet tabana ve genele açık olmalıdır. Her yaştan ve meslekten hemşehrimizin kapısından girebileceği, diploma kaygısı taşımayan, sadece kültür ve sanata hizmet edecek, isteyene müziği öğrenme ve musikiyi yaşama imkanı tanıyacak bir şehir derneğine; "Manisa Musiki Cemiyetine" ve de değişik müzik dallarının yanı sıra, diğer kültür ve sanat dallarına iştirak etme imkanı sağlayacak bir "Belediye Konservatuarı" na şiddetle ihtiyaç vardır. Ben de bir Manisalı olarak bu faaliyetlere kurucu olarak iştirak etmeye hazırım ve davetiniz beklemekteyim.

Av.Cemil Altınbilek
İstanbul Manisalılar Derneği Başkanı
avukat@cemilaltinbilek.com
info@istanbulmanisalilar.org