CEMİL ALTINBİLEK

BİTEN SEÇİM Mİ, YOKSA ORTA DİREK Mİ?

BİTEN SEÇİM Mİ, YOKSA ORTA DİREK Mİ?
MANİSA DENGE GAZETESİNİN 20.8.2007 GÜNLÜ NÜSHASINDA YAYINLANMIŞTIR

BİTEN SEÇİM Mİ?

YOKSA ORTA DİREK Mİ?

22 Temmuz 2007 seçim süreci bitti. Birçokları gibi benim için de sürpriz olan sonuçları paylaştık, tartıştık, ama mantıken tam yerine de oturtamadık.

Bu yüzden zaman, zaman bu konuyu tezekkür etmeye devam edeceğiz. Bu gün orta direk tahlili ve biraz da özeleştiri ile bir başlangıç yapalım.

Ülkemizde her iki kişiden birinin iktidar partisine oy verdiği tespitinin yapıldığı bu sonucu; bizzat katıldığım bir buçuk aylık seçim çalışmaları içinde niye göremedim!

Manisa´ mızı dağ tepe aşarak gezdiğimiz seçim çalışmalarımızda; Yunt Dağ Köylerinde insanımızın "mal" diyerek beslediği hayvanlarının 4, 5 yıldır para etmediğini, her yıl koyununun fiyatının düştüğünü, buna karşılık yem ve diğer maliyetlerin artığını yana-yakıla anlatmadılar mı? Ya da buğdayın başak bile yapmadığı kayalık arazide, saman için ekin-ekip geçinmeye çalıştığından yakınmadılar mı?

Selendi´nin, Demirci´nin, Gördes´in dağ köylerinde alternatif ürün olarak dikilen tek-tük kiraz ağaçlarının sevinci ile yapılan festivallerde, köylü, çiftçi artık "tütün" bile ekemediğinden, işiz-aşsız olduğundan sızlanmamışlar mı idi?

Manisa merkezinden, Salihli, Alaşehir, Sarıgöl´e uzanan yemyeşil zümrüt ovada, Ova köylüleri geçim kaynakları olan pamuk ve tütünün bittiğini, maliyeti her sene artan üzümün yıllardır aynı fiyatla satışa sunulduğunu anlatmadılar mı?

Adım, adım gezdiğimiz ilçelerimizde aynı şikâyetleri duyup, bu iktidar köylüyü çiftçi unuttu "yeter gari, bir daha bunlara oy yok" dememişler mi idi?

Manisa çarşısı, terk edilmiş bir hayalet şehir haline gelmemiş mi, dükkânların büyük bir kısmı kapalı, kalanları da, "süpermarketlere karşı, kahraman bakkal" misali boş oturup, insan geçmeyen çarşının sokak aralarında siftah etmeyi beklemiyorlar mı idi? Bırakın mal teşhir etmeyi, kapının önünde bile oturur iken işgaliye cezası gelir diye dükkan içlerine çekilmiyorlar mı idi?

Ziyaret ettiğimiz işçi sendikaları ve temsilcileri, zaten geçinemedikleri asgari ücretin vergi ve sigorta yükü altında değilmiydiler?

Sokaklarda konuştuğumuz memur, emekli gibi sabit gelirliler geçim sıkıntısından bizar değil miydi?

Yukarıdaki gözlemlerimizin hepsi doğruydu. Ancak hesabımızda bir "matematik" yanlışlık vardı. Zira nabzını tutmaya çalıştığımız köylü, çiftçi, esnaf, memur, işçi ve emekli gibi dar ve sabit gelirli, ama başbakan, cumhurbaşkanı yetiştiren "Anadolu´nun orta sınıfı" erimiş, neredeyse yok olma mertebesine gelmişti.

Yok, öyle değil diyorsanız; orta direğin geçim derdi umurunda değil, önemli olan Cumhurbaşkanlığı seçimi, Avrupa Birliği, Kuzey Irak politikaları etken oldu.

O vakit biraz daha düşünelim, iktidar partisi, bu konularda hangi başarılara imza attı?

Onu da bulamazsanız hayıflanmayın, bu sonuçlar uzaydan gelmedi, sandıklar kapandıktan iki saat sonra, ülke genelinin � sonucunun alınabildiği teknoloji sayesinde! Seçimlerde hile yapıldı, diyebilen de yok veya böyle bir araştırma yapan da yok.

Öyleyse biten yine orta direk, atında ve üstünde kalanlar da demek ki hayatından memnun!

Bir önceki koalisyon hükümetinin, Dünya Bankası kökenli Meclis dışı Bakanının kurduğu ekonomik çark işlemeye devam ediyor. Cumhuriyetin 50 yıllık birikimi fabrika ve tesisler, daha kıymetli olan arazileri ile birlikte satılıyor. İç ve dış borcumuz, ticaret açığımızın bir göstergesi olarak, son dört buçuk yılda, Cumhuriyet tarihimizin rekor artışı ile yaklaşık iki katına çıkıyor. Yani ithalat artıyor, üretim geriliyor.

Her an geri dönebilecek yetmiş milyar dolar civarı sıcak para, her an bir kriz riskiyle ortada ayaklı bomba gibi dolaşıyor.

Hadi bunları orta direk görmüyor diyelim, entelektüeller de mi görmüyor? Yoksa işlerine mi geliyor?

Demek ki, yukarıdaki veriler yetmiyor. Krizi yaşayıp, cebimizdeki her iki liradan birisi gitmeden, birilerinin düzeni bozulmadan, siyasi fatura yok.

Medyanın varoşlar ve entelektüeller diye adlandırdığı toplumumuzun diğer katmanlarını tahlil etmeyi de bir başka yazımıza bırakalım.

Şimdi düşünmek lazım, seçim yine gelir.
Amma orta direk bir daha gelir mi?

Cemil ALTINBİLEK