Karakurt ve Kelebekleri

Cemil ALTINBİLEK

Karakurt kasabası, Manisa’nın Kırkağaç ilçesine bağlı olup, İstanbul-İzmir otoyolunda Gelembe ile Akhisar arasında, hattâ Akhisar’a daha yakın ve karayoluna 7-8 kilometre mesâfededir. Gelembe’den sonra kara-yolundan görülen “Rüzgar gülleri” bu kasabada olduğundan, şehirler arası kar-ayolundan seyrederken de kasabanın yerini bellemek mümkündür.

Şu sıralar, kendi elektriğini temin ettiği bu “modern rüzgar değirmenleri” ile anılan kasabanın, eskiden beri mâruf özelliği ise nâdîde “karabaş kelebek” güvercinleridir. 

Bu güvercinler; bilhassa batı Anadolu’da yoğun olarak bulunan ve cinsi, “saya” veya “kelebek” olarak adlandırılan, paçalı, uzunince gagalı uçuş ve süs kuşu olarak beslenen, uçarken de ağır ve yavaş uçuşlarda dikey geniş dâireler, coşkulu oyunlu uçuşlarında da ritmik ve hızlı yatay küçük dâireler içinde dönüş ve oyunlar sergileyen, hemen her renge sâhip olan, bir ırk içinde yer alırlar.

Ancak, Karakurt karabaş güvercinlerinin en önemli özelliği renk kompozisyonlarıdır. Sâdece başları ve kuyrukları siyah olan bu güvercinlerin sırt ve kanatları olabildiğince lekesiz ve beyazdır. Diğer yaygın bir tâbir ile, kafakuyruk bozalı da denen bu renk özelliğine ilk Karakurt kasabasında ulaşılmış olup, buradan bütün Anadolu ve Trakya’ya dağılmış olduğu kabul edilmektedir.

Yalnız bu renk ve kompozisyon özelliğine, bu kuşların tüylerinin ipek gibi yumuşak ve de parlak olduğunu eklemek gerekir. Bu özellik hem çıplak gözle ayırt edilebilecek kadar belirgindir. Hem de el temâsında açıkça hissedilmektedir.

Ayrıca bu kompozisyona, karakurt kelebeklerinin, diğer kelebeklerden belirgin bir fark doğuracak şekilde sallı, iri ve uzun olduklarını eklemek gerekir.

Bu görünüm biraz şiir ve edebiyatla da ünsiyeti olan güvercin severe, Fâruk Nâfiz’in “Gurbet” şiirindeki gönül kuşunu bile hatırlatır. 

Endâmı uzun tüyleri parlak, bir kuş

Nereden koparak geldiği meçhul

Tabiatıyla Karabaş kelebeklerin renk menşei düz siyah ve beyaz kelebeklerdir. Hedef ise, bu iki renkten sâdece kafa ve kuyruğu kara yâni bozalı yavru alabilmektir. Buna ulaşılabilmek için de koyu, kapalı veya maymunalı tâbir edilen birçok ara renklerde bozalılar oluşmakta ise de, sâdece siyah ve beyaz rengin bulunduğu kümesler çoğunlukla karabaş-karakuyruklar ile doludur ve de sâdece bunlar sergilenir.

2007 Haziran ayında Karakurt kasabasını ziyâret ettim. Selâm verdiğim ve tanıştığım kişilerden mutlaka birisi güvercin sever çıktı. Kasabada güvercin yetiştirmenin çok yaygın bir hobi ve biraz da ticârî bir meslek hâline gelmiş olduğunu gördüm. Tanıştığım güvercin sever gençler ile kümeslerini gezdim. En seçkin örneklerinin fotoğraflarını çektim. Karakurt güvercin severleri kümeslerini gösterdikten sonra, beni güvercinseverler dernek lokallerinde misâfir olarak ağırladı ve hazırlamakta oldukları www.karakurtguvercinleri.com adlı web siteleri hakkında bilgi verdiler.

Karakurt kasabasında karabaş kelebek güvercininin, Kırkağaç kasabasındaki “kavun” gibi bir Manisa markası olduğu kanaatine vardım. 

İstanbul - Manisa karayoluna çok yakın olmasına rağmen, dışarıya kapalı bir hayat tarzı benimsendiğinden, Türkiye’nin az gelişmiş kasabalarından biri görünümünde olan Karakurt Kasabası’na, Dünyânın en ileri teknolojisi ile elektriklerini temin edecek rüzgar güllerini diktirebildiği için, en çalışkan belediye başkanı unvânı ile taltif edilmiş ve aynı zamanda bir karabaş yetiştiricisi güvercin sever olan belediye başkanına, karayolunun Gelembe’den sonra, rüzgar gülleri ile varılacağı anlaşılan köy yolu hâlindeki yolunu da, şehir yolu hâline getirerek, bir karakurt güvercini heykeli ile kasabasına yön göstermesi yakışır.

Manisa Sevdâsı'ndan